“Şu an Ne Düşünüyorsun?” Facebook kullanıcılarına, profil sayfalarına girer girmez merhaba diyen kutucuktaki yazı. Profil fotoğrafınızın yan tarafında bulunan bir kutucuğa, o anki duygularınızı yazar, düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşırsınız. Bir gece yarısı Michael Jackson’ın ölüm haberini öğrendiğimizde ortak düşüncemiz üzüntü oldu. Tüm arkadaş listem benim ile aynı duygulara sahipti Bazen aynı duyguların, sizinle aynı anda başkalarının da paylaştığını görmek, insana mutluluk veriyor.
Son 3 ayda ne düşündüğümü merak edip, profil sayfamda alt taraflara doğru bir gezinti yaptım. Kutucuğa yazdığım altı cümlenin dört tanesi sırasıyla şöyle: “Stay Hungry, Stay Foolish”, “iMarketing”, “iPhone 3G S= iBrillance”, “App-Vertising”. Facebook sayfam Apple’in bir kalesi olmuş da haberim yok. Acaba bu yazdıklarımı Twittter aracılığıyla paylaşmış olsaydım, Apple’dan bir teşekkür yazısı alır mıydım? Sorumun cevabını Facebook verdi.
Starbucks’da latteniz soğuk geldiğinde, bunu Twitter’a yazarsanız, bir Starbucks yetkilisinin sizi hemen izleme listesine ekleyip (follower), sorununuzu çözmeye çalışması olağan bir duruma geldi. Aynı durumu, servis kalitesini beğenmediğiniz bir bilgisayar şirketinde, uçuştan memnun kalmamanız durumunda bir havayolu şirketinde de yaşayabilirsiniz. Twitter’da anlık iletinize şikayetinizi yazdığınızda, şirket yetkilerinin sizi bulup, sorununuzu çözmeye çalışması artık standart bir hizmet olma yolunda ilerliyor.
Facebook, 24 Haziran’dan itibaren, isteyen kullanıcılarının anlık iletilerini, Facebook kullanıcısı olsun olmasın, arkadaş listesinde bulunsun bulunmasın, internet üzerinde paylaşma özelliğini test etmeye başladı. Testler ile birlikte, 200 milyon kullanıcısı olan Facebook’un bu yeni özelliği, şirketlerin pazarlama çalışmaları iştahını kabarttı. Çünkü 200 milyonluk bir kullanıcı kitlesinin anlık iletilerinden, çeşitli filtrelemeler ile markalar, trendler hakkında başarılı analizler elde edilebilir. İletilerden elde edilmiş temiz analiz, temiz ve başarılı bir pazarlama stratejisinin sağlam bir anahtarı olabilir.
200 milyon kullanıcının iletilerini kim filtrelemeler kullanarak analiz edecek? Facebook, anlık iletilerin analizini kendi yapmayıp, araştırma şirketlerine verse, kullanıcı bilgilerinin farklı şirketlerce ele geçirilmesi birçok problem doğuracaktır. Facebook, analizlerini kendi yapsa, bu analizlerin markaların ticari amaçları doğrultusunda kullanılması kullanıcılarda memnuniyetsizlik yaratabilir. Henüz umuma açılan Facebook iletilerinin kimlerce hangi kurallar doğrultusunda filtreleneği ve analiz edileceği konusu kesin bir açıklığa kavuşmuş değil. Facebook’un kendine has özelliği, durumu daha da karmaşık bir hale getiriyor. Facebook, birçok sosyal iletişim sitesine oranla daha özel (privacy) içeriklere adres olmasından dolayı, kullanıcı profillerinin şirketlerce / markalarca müdahale edilmesi, kullanıcılara ticari mesajlar gönderilmesi ve sorunlarının çözülmeye çalışılması (Twitter tarzındaki gibi), kullanıcıları hoşnut etmeyebilir. Örneğin, Sony’den kişisel iletilerimin analizinden yola çıkılarak ticari içerikli bir mesaj gönderilmesi, bilgilerimin özelliği ve güvenliği konusunda beni şüphelere götürür.
Şimdi gelelim yazımın başında belirtmiş olduğum sorumun cevabına: Apple’i çağrıştıran anlık iletilerimi Twitter aracılığıyla paylaşsam, Apple’dan bir teşekkür yazısı alır mıydım? Twitter’da şu an gerçek insanlarca yönetilen, şirketlerin birer tesilcisi var ve amaçları Twitter üzerinden müşteri görüşlerini toplayarak, analiz etmek ve problem çözümleri sunmak. O yüzden belki de bir Apple yetkilisi benim iletilerime bir teşekkür yazısı gönderirdi. Teşekkür yazısı için umutlarımı henüz kaybetmedim, çünkü Facebook’un yukarıda sözünü ettiğimiz yeni özelliği, yeni heyecanlı maceralar yaratacağa benziyor.
Kaynak:
“How many Facebook Users Will Go Public?”, by Douglas Macmillan, BusinessWeek
“How Companies Use Twitter to Bolster Their Brands” by Rachael King, BusinessWeek
June/July 2009 Newsletter of trendwatching.com
29 Haziran 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder